TÜBİTAK araştırmacıları, tamamen milli ve özgün tasarımla, NATO’ya üye ülkeler arasında gizli bilgi ve belgelerin saklanmasında yüksek güvenlik sağlayan cihaz geliştirdi.
TÜBİTAK’ın Gebze’deki Ulusal Elektronik ve Kriptoloji Araştırma Enstitüsü’nde (UEKAE) görevli elektronik ve haberleşme mühendisi Koray Arıkan, yaptığı açıklamada, NATO’nun mevcut kripto sistemlerini yenileyerek, son teknoloji ürünü sistem tedarik ettiğini belirtti.
Arıkan, NATO’nun, “gizli ve daha alt dereceli bilgilerinin güvenli olarak taşınmasını sağlamak” amacıyla 2007’de duyurduğu ihtiyacına yönelik, TÜBİTAK UEKAE’nin başlattığı Ar-Ge çalışmalarında SIR adı verilen güvenli USB bellek cihazının geliştirildiğini bildirdi.
Yeni kripto cihazının yüksek gizlilik içeren bilgi ve belgelerin saklanmasında dünyanın en güvenli sistemi olduğunu vurgulayan Arıkan, SIR sayesinde bilginin şifreli saklanabildiğini, cihazın kaybolması durumunda bile bellekteki gizli bilgiye ulaşılamayacağını kaydetti.
Arıkan, “Dünya genelinde TÜBİTAK’ın geliştirdiği taşınabilir boyutlarda, yüksek gizlilik dereceli bilgiyi güvenli saklayabilecek türde bir ürün henüz yapılamadI. Böyle bir ürünü geliştirebilmek için pek çok ülke halen uğraş veriyor” dedi.
RAKİP ÇIKMADI
NATO’nun tedarik edeceği bilgi güvenliği ürünlerinin değerlendirmesini gerçekleştiren SECAN birimi tarafından uygulanan testlerden başarıyla geçen SIR’ın, Ocak ayında teknik ve operasyonel ihtiyaca uygunluğun değerlendirildiği OPEVAL testlerinden de tam puan aldığını anlatan Arıkan, şöyle devam etti:
“Cihaz, bir şekilde açılmaya çalışılırsa içerisindeki gizli bilgiler otomatik olarak siliniyor. Yanlış şifre girilmesi durumunda ya da istenildiğinde cihaz üzerindeki tek tuşla bilgiler silinebiliyor. Ürünün tasarımının ve üretiminin yüzde yüz yerli mühendislik ve kaynaklarla gerçekleştirilmesi de TÜBİTAK ve Türkiye adına gurur verici bir olay. Bu özellikleriyle ürün, sahip olduğu güvenlik kabiliyetleriyle dünyada bir ilk olma özelliği taşıyor.”
Arıkan, NATO’nun teknik ve idari şartlarını sağlayabilen bu ürüne rakip olabilecek teknik yeterlilikte ikinci bir ürün önerilemediğinden, NATO’nun 2009 ihtiyacı olan 600’den fazla cihazın TÜBİTAK UEKAE tarafından sağlanacağını bildirdi.
Kaynak: http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/476405.asp
25 Şubat 2009 Çarşamba
21 Şubat 2009 Cumartesi
MIKNATIS VE MIKNATISIN KUTUPLARI
Eğer konuyla ilgili youtube video'sunu göremiyorsanız tıklayınız.
Demir ve çelik parçalrını çeken, serbest olarak asıldığı zaman da belli bir doğrultuyu alan cisimlere mıknatıs adı verilir. fizik biliminini en önemli kollarından biri olan manyetizma, mıknatıs cisimler ya
rdımı ile incelenir.
Mıknatıs doğada bulunduğu için çok eski çağlardan beri bilinmektedir. eski çağlarda yaşamış olan insanlar, mıknatıs taşı ya da manyetit adı verilen bir maden filizinin mıknatısın özelliklerine sahip olduğunu biliyorlardı. manyetit adı o çağ insanları için önemli bir yerleşim merkezi olan Manisa'dan gelir, manyetit filizinin en çok çıktığı yer Manisa ve çevresidir. Aslında manyetit, demir oksitten başka bir şey değildir.
Çelik bir çubuğu manyetit filizinin yanına koyarsak, çelik çubuk da bir zaman sonra mıknatıslık özellikleri kazanır, bir başka deyişle mıknatısaşır. Bu durumda mıknatısları ikiye ayırabiliriz. Bunlardan birincisi "doğal mıknatıs" ikincisi ise "yapay mıknatıs" tır. Gellikle yapay mıknatıslar daha çok kullanılır.
Mıkn
atısın Kutupları:
Bir mıknatıs çubuğu demir tozlarının arasında gezdirdikten sonra kaldıracak olursak demir tozlarının mıknatısın uçlarında daha yoğun bir şekilde toplandığını görürüz. Bu küçük deney bize mıknatısın uçlarındaki çekim özelliğinin diğer yerlerine göre daha çok olduğunu gösterir. Mıknatısın çekim özelliğinin daha çok olduğu bu bölgelere kutup adı verilir. Her mıknatısın mutlaka iki kutbu vardır. Hiçbir zaman tek kutuplu mıknatıs elde edilemez. Uzun bir mıknatıs çubuğunu ikiye bölsek bile yine ikişer kutuplu iki mıknatıs elde ederiz. Bu parçalama işini ne kadar da sürdürsek, sonuç yine değişmez. Ancak bu yaptığımız işin tersini yapıp parçaladığımız mıknatısları birleştirmeye kalksak, oluşan kutupların ok olduğunu ve yalnız iki kutbun kaldığını görürüz.
Çubuk şeklinde küçük bir mıknatısı tam ortasından bir iple asarsak dengeye geldikten sonra mıknatısın bir ucunun kuzeyi bir ucunu da güneyi gösterdiğini görürüz. İşte mıknatısın kuzeyi gösteren ucuna “mıknatısın kuzey kutbu” denir “N” sembolü ile gösterilir. Güneyi gösteren ucuna ise “mıknatısın güney kutbu” denir “S” sembolü ile gösterilir.
Demir ve çelik parçalrını çeken, serbest olarak asıldığı zaman da belli bir doğrultuyu alan cisimlere mıknatıs adı verilir. fizik biliminini en önemli kollarından biri olan manyetizma, mıknatıs cisimler ya
rdımı ile incelenir.Mıknatıs doğada bulunduğu için çok eski çağlardan beri bilinmektedir. eski çağlarda yaşamış olan insanlar, mıknatıs taşı ya da manyetit adı verilen bir maden filizinin mıknatısın özelliklerine sahip olduğunu biliyorlardı. manyetit adı o çağ insanları için önemli bir yerleşim merkezi olan Manisa'dan gelir, manyetit filizinin en çok çıktığı yer Manisa ve çevresidir. Aslında manyetit, demir oksitten başka bir şey değildir.
Çelik bir çubuğu manyetit filizinin yanına koyarsak, çelik çubuk da bir zaman sonra mıknatıslık özellikleri kazanır, bir başka deyişle mıknatısaşır. Bu durumda mıknatısları ikiye ayırabiliriz. Bunlardan birincisi "doğal mıknatıs" ikincisi ise "yapay mıknatıs" tır. Gellikle yapay mıknatıslar daha çok kullanılır.
Mıkn
atısın Kutupları:Bir mıknatıs çubuğu demir tozlarının arasında gezdirdikten sonra kaldıracak olursak demir tozlarının mıknatısın uçlarında daha yoğun bir şekilde toplandığını görürüz. Bu küçük deney bize mıknatısın uçlarındaki çekim özelliğinin diğer yerlerine göre daha çok olduğunu gösterir. Mıknatısın çekim özelliğinin daha çok olduğu bu bölgelere kutup adı verilir. Her mıknatısın mutlaka iki kutbu vardır. Hiçbir zaman tek kutuplu mıknatıs elde edilemez. Uzun bir mıknatıs çubuğunu ikiye bölsek bile yine ikişer kutuplu iki mıknatıs elde ederiz. Bu parçalama işini ne kadar da sürdürsek, sonuç yine değişmez. Ancak bu yaptığımız işin tersini yapıp parçaladığımız mıknatısları birleştirmeye kalksak, oluşan kutupların ok olduğunu ve yalnız iki kutbun kaldığını görürüz.
Çubuk şeklinde küçük bir mıknatısı tam ortasından bir iple asarsak dengeye geldikten sonra mıknatısın bir ucunun kuzeyi bir ucunu da güneyi gösterdiğini görürüz. İşte mıknatısın kuzeyi gösteren ucuna “mıknatısın kuzey kutbu” denir “N” sembolü ile gösterilir. Güneyi gösteren ucuna ise “mıknatısın güney kutbu” denir “S” sembolü ile gösterilir.
HAVADA DÖNEN MIKNATIS
Eğer konuyla ilgili youtube video'sunu göremiyorsanız tıklayınız.
Bu video’daki olay basit elektrik motoru yapım tekniklerinin kullanılmasıyla gerçekleşen bir olaydır. Mıknatısa dönme kuvveti verildikten sonra sürtünmesiz ortamda dönmeye devam eder.
Bu video’daki olay basit elektrik motoru yapım tekniklerinin kullanılmasıyla gerçekleşen bir olaydır. Mıknatısa dönme kuvveti verildikten sonra sürtünmesiz ortamda dönmeye devam eder.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

